Zalimin eline koz vermek, ona fırsat sunmak ve onun zulmünü kolaylaştıracak zemini hazırlamak hainlik değil midir?

Bir topluluğun içinde güç sarhoşluğuna kapılıp kendini dev aynasında görmek; kendi ihtiraslarını, hesaplarını ve hırslarını herkesin menfaatinden üstün tutmak nasıl masum kabul edilebilir?

Gariban insanları piyon gibi kullanmak, onları öne sürüp kendin geride durmak, bedeli başkalarına ödetmek; insanların hayatını ve geleceğini kendi hesaplarının malzemesi hâline getirmek hainlik değil midir?

Hiç Kimsenin Böyle Bir Hakkı Yoktur

  • Hiç kimsenin bir topluluğu kendi şahsi hırslarının aracı hâline getirmeye hakkı yoktur.
  • Hiç kimse, insanların güvenini kullanarak onları ateşe atma hakkına sahip değildir.
  • Hiç kimse, başkalarının fedakârlığı üzerinden kendine güç, itibar veya mevki devşiremez.

Gerçek Dava Arkadaşlığı Nedir?

Gerçek dava arkadaşlığı; insanları harcamak değil, onları korumaktır.

Gerçek cesaret; başkalarını öne sürüp arkadan seyretmek değil, bedel varsa o bedeli önce kendin göze almaktır.

Gerçek sadakat; bir topluluğu şahsi ihtiraslara kurban etmek değil, yanlışın karşısında gerektiğinde kendi çevrene karşı bile hakikati savunabilmektir.

Bir grubun içinde birkaç kişinin egosu uğruna onlarca insanın geleceği karartılıyorsa, orada kardeşlikten söz edilemez.

Masum İnsanlar Piyon Değildir

Masum insanlar piyon değildir.

İnsanların hayatı, kimsenin güç gösterisinin malzemesi değildir.

Bir davaya en büyük ihanet bazen dışarıdan değil, içeriden gelir:

  • Kibirden,
  • ihtirastan,
  • kontrolsüz güç arzusundan,
  • insanları araç olarak görmekten.

Ölçümüz Şahıslar Değil, Adalettir

Kim yaparsa yapsın; zulme yol açan, zalimi güçlendiren ve masumları kendi hesabı uğruna ateşe atan anlayışın karşısında durmak vicdanın gereğidir.

Bizim ölçümüz şahıslar değil, adalettir.